1-İstenmeyen bir gebeliğin sonlanması için kürtaj dışında bir yöntem var mıdır?  (İlaçla düşük işlemi )

 Ülkemizde şu anda istenmeyen bir gebeliğin sonlandırılmasının tek yolu  vakum aspirasyon yöntemiyle kürtaj olmaktır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde uygulanan RU-486 isimli düşük ilacı ülkemizde bulunmamakta ve bu ilacın kullanımının uzun vadeli etkileri bilinmemektedir. Aynı şekilde piyasada söktürücü iğne olarak bilinen östrojen iğnelerinin kullanımı da etkili olmamaktadır. 

2-Kürtaj operasyonunun bundan sonraki gebeliklerim üzerinde bir etkisi var mıdır?
 
Uygun şartlar altında, tecrübeli kişilerce gereği gibi yapılan gebelik sonlandırmalarında böyle bir tehlike söz konusu değildir. Eski dönemlerde vakum tekniği kullanılmadan sadece “küret” kullanılarak yapılan kürtajlarda rahim içerisinin hasarlanma olasılığı daha fazla idi. Ayrıca yine önceki yıllarda, etkili dezenfektan ve antibiyotikler olmaması nedeniyle yapılan işlem sonrasında enfeksiyon (iltihaplanma) olasılığı fazla olduğundan böyle bir inanış geçmişten günümüze kadar gelmiştir.
Ancak günümüzde hijyenik bir ortamda ve uygun teknikle tecrübeli hekimlerce yapılan kürtajlarda ilk gebelik de olsa işlem sonrası komplikasyon oluşma olasılığı yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla sorunsuz yapılan vakum aspirasyon yöntemiyle uygulanan bir kürtaj operasyonunun sonraki gebelikler üzerinde olumsuz bir etki yaratma olasılığı son derece düşüktür. Burada en önemli husus gebelik haftası ve işlemi yapacak olan kadın doğum uzmanının tecrübesi ile güvenilirliğidir. 
 
3-Sık kürtaj olmak riskli midir?

Kürtaj bir aile planlaması, korunma yöntemi olarak görülmemelidir. Ancak planlı olmayan bir gebelik meydana geldiğinde yapılmalıdır. Sık gebe kaldığını düşünen hastaların ciddi ve modern bir korunma metodu seçmeleri çok önemlidir. Vakum aspirasyon yöntemiyle sterilite kurallarına uyulduğu takdirde  fazla sayıda kürtaj olmanın doğurganlık üzerine olumsuz etkisi yoktur.
 
4-Bakirelerde kızlık zarına zarar vermeden kürtaj yapmak mümkün müdür?
 
Bakire genç kızların da dışa boşalma yoluyla kızlık zarı bozulmadan da gebe kalmaları mümkündür. Ancak kürtaj sırasında vajinaya spekulum adlı alet konulduğu için her zaman kızlık zarı korunmayabilir. Sadece esnek, ilişkiye uygun zar tipleri zarar görmeyebilir. Bunu önceden anlamak mümkün değildir.
 
5-Daha önce kürtaj yapıldığının anlaşılması mümkün müdür?

 Kürtajdan 4-6 hafta sonra yapılan  jinekolojik bir muayenede  kürtaj işleminin yarattığı etkiler tümüyle silinmiş durumdadır. Kimse sizin daha önceden böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlayamaz.

6-Kimler kürtaj olabilir?
 
Ülkemiz yasalarına göre 10. gebelik haftasına kadar olan gebeliklerde (ultrasonografi ile teyit edilmiş olmalıdır) kürtaj tümüyle yasaldır. Evli olan kadınlarda eş imzalı onay vermelidir. Evli olmayan kadınlar kendi istekleri doğrultusunda işlemi yaptırabilirler. 18 yaşın altında olan kız çocuklarında evli olsun veya olmasın ebeveynin imzalı onayı alınır.
Burada dikkate alınması gereken nokta, tıbbi gebelik haftasının hamile kalınan tarihe göre değil son adet tarihinden itibaren geçen süreye kadar olan hafta olmasıdır.
 
7-Kürtajdan sonra ilk adet ne zaman görülür ?
 
Kürtajdan sonraki ilk 2 haftada (özellikle 3.-5. günler arasında) görülen kanamalar adet kanaması değildir. Bu kanamalar kürtaj sonrası kanama olup normaldir. İlk adet kanaması ortalama olarak uygulama tarihinden sonraki 4-6  hafta içinde görülür.
 
8-Kürtaj sonrası spiral ne zaman takılır?
 
Kürtaj sırasında bazı merkezler aynı anda spiral takmaktadırlar. Ancak kürtaj sırasında rahim büyük olduğu ve kanal açık olduğu için işlem sırası spiral takılması önerilmemektedir. En doğrusu kürtaj sonrası görülen ilk adette takılmasıdır. Yine de karar hasta ve doktora aittir.
 
9-Kürtaj sonrası ne zaman doğum kontrol hapı başlanmalıdır?
 
Kürtaj sonrası görülen ilk adet kanamasında kişiye uygun doğum kontrol hapı doktorunun önerisiyle başlanmalıdır.